Ramazan Bayramında aşırı tüketim çoğu zaman tek bir öğünde değil, gün içine yayılan küçük ama sık tüketimlerle fark edilmeden artıyor. Uzman Diyetisyen Cansel İzgi Tezcan, bu durumun özellikle ziyaret kültürüyle daha da belirgin hale geldiğini söyledi.
Tezcan’a göre; aç karna sofraya oturmak, hızlı yemek yemek, “ayıp olmasın” düşüncesiyle her ikramı kabul etmek ve tatlı porsiyonlarını küçümsemek, farkında olmadan fazla kalori alımına yol açıyor. Üstelik yemek sonrası atıştırmaların devam etmesi bu döngüyü daha da pekiştiriyor.
“Burada asıl mesele büyük porsiyonlar değil; gün boyu tekrar eden ve çoğu zaman fark edilmeyen tüketim alışkanlığıdır” diyen Tezcan, bayramda önemli olanın kendini tamamen kısıtlamak değil, neyi ne kadar ve hangi sıklıkla tükettiğinin farkında olmak olduğunu vurguladı.
BAYRAMDA DAHA DENGELİ BESLENMEK İÇİN ÖNERİLER
Uzman Diyetisyen Cansel İzgi Tezcan, bayram sürecini daha rahat geçirmek için şu önerilerde bulundu:
· Güne çok ağır bir kahvaltıyla başlamayın.
· Tatlıyı aç karna değil, küçük porsiyonlar halinde tüketin.
· Her ikramı kabul etmek zorunda olmadığınızı unutmayın.
· Tüketimlerinizi mümkün olduğunca 3–4 saat aralıklarla planlayın.
· Öğünlerde protein alımını ihmal etmeyin. Yumurta, peynir, et, tavuk, hindi ya da balık gibi protein kaynakları tokluk süresini uzatarak gün içinde sık atıştırma isteğini azaltabilir.
· Yemeklerin hemen ardından peş peşe çay ve kahve tüketmemeye özen gösterin.
· Şişkinlik durumunda çözümü gazlı içeceklerde aramayın.
· Yemekten sonra hemen uzanmayın.
· Su tüketimini gün içine dengeli şekilde yayın; öğün sırasında aşırıya kaçmayın.
· Size dokunduğunu bildiğiniz yiyecekleri sırf bayram diye fazla tüketmeyin.
Tezcan, bayram sofralarında en doğru yaklaşımın “tıka basa doymak” değil, rahat bir tokluk hissiyle masadan kalkmak olduğunu belirtti. Sindirim sistemini zorlamayan, kan şekeri dengesini koruyan ve kontrolsüz atıştırmalardan uzak bir bayramın hem sağlık hem de kilo kontrolü açısından daha olumlu sonuçlar sağlayacağına dikkat çekti.




