Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik araçların yaygınlaşması olarak değerlendirmediğini belirten Prof. Dr. Mustafa Zihni Tunca, kitabın temel amacını, “Dijitalleşme teknik bir dönüşümden ibaret değildir. İnsanın kendisini, başkalarıyla ilişkisini ve gerçekliği anlamlandırma biçimini yeniden kuran varoluşsal bir süreçtir.” sözleriyle açıkladı.

Günümüzde ekranlar, algoritmalar, dijital platformlar ve yapay zekâ sistemleri aracılığıyla deneyimlenen dünyanın insan yaşamını önemli ölçüde dönüştürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Tunca, teknolojinin sunduğu imkânların yanında çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Tunca, “Bilgiye erişim kolaylaşıyor, fakat düşünme sorumluluğumuzu makinelere devretme riskiyle karşılaşıyoruz. Küresel ölçekte birbirimize bağlanırken algoritmik yankı odalarında birbirimizden uzaklaşabiliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İL MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINDI
İL MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINDI
İçeriği Görüntüle

Dijitalleşmeye çok boyutlu bir bakış

Dijital çağın sorunlarının yalnızca günümüz teknolojileriyle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Tunca, “İnsanın güç, hakikat, haz, özgürlük, görünürlük, denetim ve anlamla ilişkisi hep aynı kadim sorular etrafında şekilleniyor. Bu yüzden kitapta geçmişin anlatılarıyla bugünün sorunları arasında köprüler kurmaya çalıştım.” ifadelerini kullandı.

Platform kapitalizmi, teknoloji bağımlılığı, dijital eşitsizlikler, dezenformasyon, mahremiyet, gözetim, yapay zekâ, dijital arınma ve etik sorumluluk konularını ele alan kitap; felsefi, psikolojik, sosyolojik, antropolojik, tarihsel ve etik yaklaşımları bir araya getiriyor. Mitoloji, felsefe, edebiyat, tarih ve teolojik tartışmalardan da yararlanan eser, dijital çağın sorunlarını insanlığın geçmişten günümüze uzanan deneyimleriyle ilişkilendiriyor.

Teknolojiyle bilinçli bir ilişki kurmanın önemi

Teknolojinin hayatı kolaylaştıran, bilgiye erişimi genişleten ve yeni iletişim olanakları sunan yönlerinin yanı sıra bireyin dikkatini ve tercihlerini etkileyen boyutlarının da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tunca, kitapta teknoloji karşıtlığı yerine bilinçli ve etik kullanım anlayışının öne çıktığını belirtti. Kitabın vermek istediği mesajı “Teknoloji ile daha bilinçli, ölçülü, etik ve insan merkezli bir ilişki kurmak mümkün.” sözleriyle özetleyen Prof. Dr. Mustafa Zihni Tunca, bu yaklaşımı “dikkat ekonomisinden dikkat ekolojisine, bilinçsiz tüketimden bilinçli bağlılığa geçmek.” şeklinde tanımladı.

Prof. Dr. Tunca, okurun kitap sonunda kendisine şu soruyu yöneltmesini istediğini dile getirdi: “Teknolojiyi ben mi kullanıyorum, yoksa dikkatimi, tercihlerimi ve varoluş biçimimi artık teknoloji mi belirliyor?”

Kaynak: Haber Merkezi