Özellikle stres ve kaygının diş sıkma üzerindeki etkisine dikkat çeken Kahraman, ağız içerisinde uygulanan tedavilerin diş sıkmaya bağlı oluşan problemlerin önlenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Kahraman, “Ağız içerisinde uyguladığımız tedavilerle diş sıkmaya bağlı olarak oluşan bazı problemlerin önüne geçebilir, dişleri ve çene eklemini korumaya yardımcı olabiliriz. Ancak diş sıkmanın kendisini tamamen ortadan kaldırmak istiyorsak yalnızca ağız içine yönelik uygulamalarla sınırlı kalmamak gerekir” dedi.
Hastanın yaşam tarzı da değerlendirilmeli
Diş sıkmanın altında stres, kaygı veya psikolojik faktörlerin bulunabileceğini belirten Kahraman, gerekli durumlarda hastaların psikolojik destek almasının da tedavi sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kahraman, tedavide hastanın bir bütün olarak ele alınmasının önemine işaret ederek, “Bu nedenle hastayı bir bütün olarak değerlendirmek ve gerektiğinde yaşam tarzı, uyku düzeni ve psikolojik durumuyla birlikte ele almak daha doğru bir yaklaşım olacaktır” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre diş sıkma şikâyetinde amaç yalnızca dişlerde oluşabilecek aşınma ve çene eklemi sorunlarını kontrol altına almak değil, şikâyete katkıda bulunabilecek yaşam tarzı ve psikolojik etkenleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir değerlendirme yapabilmek.




