Süleyman Demirel Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Bilge Ertekin Filiz, “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, sürdürülebilir bir gelecek için sıfır atık yaklaşımının önemine dikkat çekti.
“Gıda İsrafı Küresel Bir Sorun”
Doç. Dr. Filiz, gıda israfının hem çevresel hem de ekonomik boyutlarıyla giderek büyüyen küresel bir sorun olduğunu belirterek, sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin tüketilmeden çöpe gittiğine dikkat çeken Doç. Dr. Filiz, “Türkiye’de kişi başına yılda yaklaşık 100 kilogram gıda israf ediliyor. Üstelik bu israfın yaklaşık yüzde 61’i evlerde gerçekleşiyor. Bu tablo, gıda israfının yalnızca üretim süreçlerinden değil, doğrudan tüketim alışkanlıklarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.” dedi.
“Kaynaklar İsraf Ediliyor”
Gıda israfının yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Filiz, “Çöpe atılan her gıda ürünü; su, enerji ve emek gibi sınırlı kaynakların da boşa harcanması anlamına geliyor. Nitekim dünyadaki temiz su kaynaklarının yaklaşık yüzde 25’i, hiç tüketilmeden çöpe giden gıdaların üretimi için kullanılıyor. Aynı zamanda bu süreçte oluşan sera gazı salımları, iklim değişikliğini de derinleştiriyor.” ifadelerini kullandı.
“Sıfır Atık Artık Zorunluluk”
Sıfır atık yaklaşımının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirten Doç. Dr. Filiz, “Çöpe atılan her bir gıda ürünü, üretimden taşımaya, depolamadan tüketime kadar geçen tüm süreçlerde oluşan çevresel etki zincirinin de boşa gitmesi anlamına geliyor. Özellikle ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması, son kullanma tarihinin yanlış yorumlanması ve uygun saklama koşullarının sağlanmaması evsel gıda israfının en temel nedenleri arasında yer alıyor.” diye konuştu.
“Gıda Atıkları Değerlendirilebilir”
Gıda atıklarının doğru yöntemlerle değerlendirilebileceğine de dikkat çeken Doç. Dr. Filiz, “Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, gıda atıklarının tamamen kayıp olmadığını gösteriyor. Özellikle fermentasyon teknolojileri sayesinde sebze ve meyve atıklarından fonksiyonel ve besin değeri yüksek yeni ürünler elde edilebiliyor. Ayrıca bu atıkların içerdiği değerli bileşenler mühendislik uygulamalarıyla geri kazanılabiliyor, değerlendirilemeyen kısımlar ise kompost gibi yöntemlerle doğaya kazandırılabiliyor.” dedi.
Küresel açlık sorununa da değinen Doç. Dr. Filiz, “Dünya genelinde her dokuz kişiden biri açlıkla karşı karşıya. Bu nedenle gıdaların çöpe gitmesi yalnızca çevresel değil, aynı zamanda etik bir sorundur. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşması beklenirken, gıda üretimi kadar israfın önlenmesi de kritik bir güvenlik meselesi haline geliyor” ifadelerini kullandı.
“Bireysel Farkındalık Önemli”
Bireysel farkındalığın önemine vurgu yapan Doç. Dr. Filiz, “Sıfır atık konusunda geç kalınmış değil ancak hızlı ve bilinçli adımlar atılması gerekiyor. İhtiyaç kadar alışveriş yapmak, gıdaları doğru şekilde saklamak ve artan ürünleri değerlendirmek, sürdürülebilir bir gelecek için atılacak en temel adımlar arasında yer alıyor.” dedi.



