Türkiye Futbol Federasyonu 2. Lig Beyaz Grup'ta mücadele edecek ilimizin tek profesyonel futbol kulübü, yeni sezon hazırlıkları yerine yönetim krizini aşmaya çalışıyor. Başkan Gültekin Özdemir'in görevi bırakmasının ardından birçok isim kamuoyunda konuşuldu, kulislerde farklı senaryolar dillendirildi. Ancak gelinen noktada hiçbir isim resmi olarak başkanlığa talip olmadı.
Kayyum riski ve eksi üç puan cezası ihtimalinin önüne geçebilmek adına yapılan kongrede Ender Kızıltan ve yönetimi göreve geldi. Böylece kulüp en azından hukuki anlamda rahat bir nefes aldı. Ancak bu yönetim de olağanüstü kongre kararı alarak görevi devretmeye hazır olduğunu gösterdi. İlk toplantı 15 Temmuz'da yapılacak, çoğunluk sağlanamazsa kongre 22 Temmuz'da gerçekleştirilecek.
Bugün gelinen noktada ise kamuoyunda yeniden tek bir isim konuşuluyor: Gültekin Özdemir.
Görev yaptığı dönemde belki de en çok eleştirilen başkanlardan biri oldu. Tribünde, sosyal medyada ve şehirde hakkında sayısız eleştiri yapıldı. Ancak o, hemen her fırsatta "Takıma sahip çıkacak biri varsa görevi devretmeye hazırım." diyerek koltuğa bağlı olmadığını ifade etti.
Aradan geçen süre, bazı tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Bugün rakipler transferlerini tamamlıyor, hazırlık kamplarına giriyor, yeni sezon planlarını oluşturuyor. Ispartaspor ise hâlâ "Kim başkan olacak?" sorusuna cevap arıyor. Dün en sert şekilde eleştirilen isim, bugün birçok kişinin yeniden göreve dönmesini istediği kişi hâline geldi.
Bu tablo üzerinde düşünmek gerekiyor.
BAL Ligi yıllarında tribünler dolup taşıyordu. Şehir profesyonel ligi özlemle bekliyordu. Atakan Yazgan döneminde gelen şampiyonluklarla Ispartaspor yeniden profesyonel liglere döndü ve ardından 2. Lig'e kadar yükseldi.
Elbette bu başarılar yeterli miydi? Hayır.
Ancak bugün bulunduğumuz noktadan geriye gitmek, sanırım hiçbir Ispartaspor sevdalısının isteyeceği bir senaryo değildir.
Gültekin Özdemir'e yönelik en çok dile getirilen eleştirilerden biri "Isparta'nın evladı değil." söylemiydi.
Belki gerçekten bu şehrin doğup büyüyen bir evladı değildi.
Ama bugün şu soruyu sormadan da geçemiyoruz:
Peki Isparta'nın evlatları nerede?
Kulübün en zor döneminde bu ateşten gömleği giymek isteyen kaç kişi çıktı?
Başkanlık makamına talip olmak bir yana, bugün adı geçen kaç isim bu sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı?
Belki de asıl üzerinde durulması gereken konu budur.
Milyonlarca liralık yükün altına giren bir başkanı eleştirmek kolaydı.
Ancak aynı yükü omuzlamaya gelince sessizlik hâkim oldu.
Zaman zaman maç biletinin fiyatını eleştirenlerin, kulübün milyonlarca liralık yükünü taşımanın ne kadar zor olduğunu göz ardı ettiğini de gördük.
Futbol sadece eleştirmekle yönetilmiyor.
Kulüpler; emekle, fedakârlıkla ve maddi-manevi büyük sorumluluklarla ayakta kalıyor.
Geçtiğimiz sezon Gültekin Özdemir ve yönetiminin kurduğu kadro, play-off'u az farkla kaçırdı. Ancak aynı takım; bugün 1. Lig'de mücadele edecek Bursaspor gibi güçlü rakiplere karşı ortaya koyduğu futbolla hem deplasmanda hem de kendi sahasında önemli puanlar almayı başardı.
Belki eksikler vardı.
Belki yapılan hatalar da oldu.
Ancak bugün geldiğimiz noktada, o gün yapılan eleştirilerin bir kısmı yeniden sorgulanıyor.
Çünkü futbol bazen yokluğunda kıymeti anlaşılan insanların hikâyesidir.
Bugün birçok kulüp transferlerini tamamlamış, kamp çalışmalarına başlamış durumda.
Ispartaspor'da ise henüz yaprak bile kıpırdamıyor.
Ancak bu süreçte hakkını teslim etmemiz gereken bir kesim daha var.
Burada ayrı bir parantezi de Ispartaspor'un olmazsa olmazı 32 Gençlik için açmak gerekiyor.
Yıllardır takımını yağmurda, çamurda, soğukta yalnız bırakmayan 32 Gençlik, sadece tribünlerde verdiği destekle değil, yaptığı sosyal sorumluluk projeleriyle de kulübe önemli katkılar sundu.
Özellikle hayata geçirdikleri Askıda Bilet Kampanyası sayesinde binlerce öğrenci Ispartaspor maçlarını tribünden izleme fırsatı buldu. Aynı zamanda kulübe de binlerce liralık maddi destek sağlandı.
İşte gerçek Ispartaspor sevgisi budur.
Çünkü bir futbol kulübü sadece yöneticilerin omuzlarında yükselemez.
Yönetimiyle...
Taraftarıyla...
İş insanlarıyla...
Yerel yönetimleriyle...
Basınıyla...
Ve bu şehri seven herkesle birlikte hareket edildiğinde başarı gelir.
Bugün birçok kulüp transferlerini tamamlamış, yeni sezon hazırlıklarına başlamış durumda.
Ispartaspor'da ise hâlâ yaprak kıpırdamıyor.
Artık kimin haklı, kimin haksız olduğunu konuşmanın kimseye faydası yok.
Asıl konuşmamız gereken, Ispartaspor'u bu belirsizlikten nasıl çıkaracağımızdır.
Belki bugün yine Gültekin Özdemir göreve gelir, belki bambaşka bir isim bu sorumluluğu üstlenir.
Ama değişmemesi gereken tek şey, bu şehrin Ispartaspor etrafında kenetlenmesidir.
Kırgınlıkları, küskünlükleri ve kısır çekişmeleri geride bırakmanın zamanı geldi.
Çünkü Ispartaspor bir kişinin, bir yönetimin ya da bir grubun takımı değildir.
Ispartaspor, bu şehrin ortak değeridir.
Yönetimiyle, taraftarıyla, iş dünyasıyla, yerel yönetimleriyle ve basınıyla aynı hedefe yürüdüğümüz gün...
Neden 1. Lig hayal olsun?
Yeter ki bu şehir yeniden aynı inanç etrafında birleşsin.
Çünkü gün gelir, eleştirdiğiniz insanı arar hâle gelirsiniz.
Ama birlik olursanız, hayal dediğiniz hedeflere birlikte yürürsünüz.