Isparta coğrafyasında dağlık kesimlerden ova tabanına doğru uzanan dik eğimler, iklimsel etkenlerle birleştiğinde ciddi bir taşkın riskini beraberinde getiriyor. Şehir merkezinin güneyinde yer alan yüksek arazilerden gelen ani yüzey akıntıları ile karların erimesi sonucu yükselen su seviyeleri, hem kent merkezindeki mahalleleri hem de ilçe ve köylerdeki tarım arazilerini tehdit altında bırakıyor. Dere yataklarının güzergahı ve altyapı yetersizlikleri bölgesel su baskınlarını tetiklerken, il genelindeki taşkın haritası ve öne çıkan risk alanları netlik kazandı.
ŞEHİR MERKEZİNDE DİK EĞİM VE DERE YATAKLARI TEHLİKEYİ BÜYÜTÜYOR
Isparta şehir merkezinin güney kesimlerinde yer alan dağlık alanlardan kuzeydeki ovaya doğru uzanan dik eğim, yüksek havzalarda biriken suların kent içine son derece hızlı akmasına yol açıyor. Tarihsel süreçte kentin en büyük sel riski taşıyan bölgesi olarak bilinen Çay Boyu (Isparta Çayı) hattı, Beldibi seli ve Gökçay mevkisinden inen suların birleşme noktası olması sebebiyle yüksek tehdit barındırıyor. Şehrin üst kısımlarındaki Darı Deresi ve Andık Deresi havzaları ise ani şiddetli yağışlarda taşkın potansiyeli en yüksek noktalar arasında değerlendiriliyor.
YÜZEY AKINTISININ İLERLEME ROTASINDAKİ HASSAS MAHALLELER
Dağlık alanlardan kent merkezine doğru inen sular, belirli mahalleleri doğrudan yüzey akıntısının ilerleme rotasına sokuyor. Dere Mahallesi'nden başlayarak aşağı kotlara uzanan Keçeci, Hızırbey, Gülcü, Sülübey, Halife Sultan, Emre ile ovaya yakın konumdaki Davraz ve Vatan mahalleleri, ani sel sularının birikme hattında yer alıyor. Bunun yanı sıra Gülistan Mahallesi gibi düzlük bölgelerde, şiddetli yağmurlarda mazgal tıkanmaları ve altyapı yetersizlikleri sebebiyle caddelerde bölgesel su baskınları meydana gelebiliyor.
İLÇELERDE VE KIRSAL ALANLARDA EN AĞIR YÜKÜ EĞİRDİR ÇEKİYOR
Kırsal bölgeler incelendiğinde, kent genelinde en ciddi ve tekrarlayan sel olaylarının Eğirdir ilçesine bağlı Aşağı Gökdere köyünde yaşandığı görülüyor. Çevre dağlardan inen derelerin şiddetli sağanak ve dolu yağışları sonrasında taşması, köy merkezini, evleri ve geniş tarım arazilerini sular altında bırakıyor. Benzer şekilde Isparta havzasındaki tarımsal düzlükler ile Eğirdir Gölü çevresindeki düşük kotlu kırsal yerleşim yerleri, yan derelerin yataklarından çıkması sonucu ani su baskınlarına maruz kalıyor.



