İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz, Isparta’nın içme suyu güvenliği ve havza yönetimi konusunda kamuoyunu yakından ilgilendiren önemli bir açıklamada bulundu. Korkmaz, Eğirdir Gölü havzasında son yıllarda etkisini artıran iklim değişikliği, azalan yağış rejimi, artan buharlaşma ve kontrolsüz tarımsal sulama nedeniyle göl su seviyelerinin kritik eşiklerin altına düştüğünü belirtti.
Eğirdir Gölü’nün Isparta şehir merkezinin ana içme ve kullanma suyu kaynağı olduğunu hatırlatan Korkmaz, bu durumun şehir şebekesine verilen suda bulanıklık, kalite dalgalanmaları ve arıtma süreçlerinde teknik zorluklara yol açtığını ifade etti.
“Nitelikli Bir Kaynağın Başka Havzaya Yönlendirilmesi Kabul Edilemez”
Korkmaz, Direkli Köyü’ne ait yüksek debili ve kaliteli doğal kaynak suyunun Karacaören Barajı havzasına yönlendirilmesini eleştirerek, bu uygulamanın modern su yönetimi ilkeleri, entegre havza planlaması ve kamu yararı anlayışıyla çeliştiğini vurguladı.
Uluslararası su yönetimi yaklaşımlarına dikkat çeken Korkmaz, bir yerleşim yerinin mevcut ve gelecekteki içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek alternatif kaynakların korunmasının temel bir ilke olduğunu belirtti. Isparta’nın su arz güvenliği zayıflamışken, nitelikli bir kaynağın başka bir havzaya tahsis edilmesinin uzun vadede ciddi riskler doğuracağını kaydetti.
“Bu Karar Şehrin Su Güvenliğini Doğrudan Etkiliyor”
Şeref Korkmaz açıklamasında, söz konusu uygulamanın;
-
Isparta’nın alternatif içme suyu rezervlerini azalttığını,
-
Eğirdir Gölü üzerindeki su çekim baskısını artırdığını,
-
Kuraklık senaryolarında şehrin kırılganlığını büyüttüğünü,
-
Su temini maliyetleri ile arıtma yükünü yükselttiğini,
-
Kamu sağlığı açısından ilave riskler oluşturduğunu
dile getirdi.
Bu yönüyle konunun yalnızca teknik bir hat seçimi ya da proje revizyonu olarak görülemeyeceğini belirten Korkmaz, kararın şehir ölçeğinde stratejik sonuçlar doğuran ciddi bir planlama problemi olduğunu ifade etti.
Bilimsel ve Şeffaf Bir Süreç Çağrısı
Sağlıklı ve sürdürülebilir bir su yönetimi için çağrıda bulunan Korkmaz, Direkli Köyü su kaynağının Isparta içme suyu sistemi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Eğirdir Gölü için bilimsel verilere dayalı, bağlayıcı bir havza koruma ve kullanım planının ivedilikle hayata geçirilmesini, tüm alternatif su kaynaklarının uzun vadeli nüfus projeksiyonları ve iklim senaryoları dikkate alınarak planlanmasını istedi.
Alınan kararların teknik raporlar eşliğinde kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Korkmaz, “Su yönetimi yalnızca bugünün ihtiyacını karşılamak değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını güvence altına almaktır” dedi.
“Bu Sürece Karşı Çıkmak Vicdani Bir Sorumluluktur”
Direkli Köyü’ndeki suyun yaz aylarında köy halkının kullanımına, kış aylarında ise Darıderesi Barajı’na yönlendirilmesini öngören projeye karşı çıkılmasının gerekçelerini de paylaşan Korkmaz, bu konuda sorumluluk alan herkesin Isparta kamuoyunun vicdanında haklı bir yerde duracağını ifade etti.





