Fonksiyonel gıda kategorisinde yer alan, içeriğindeki biyoaktif bileşenler ile dikkat çeken keten tohumunun bitkisel kaynaklı bir omega 3 yağ asidi kaynağı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Tansu Duran, “Diğer bitkilere oranla daha güçlü bir fitoöstrojen ve antioksidan kaynağıdır. Hem çözünür hem de çözünmez lif açısından zengindir bu yüzden kan şekeri kontrolünde ve bağırsak hareketlerinde etkindir.
Düzenli tüketildiğinde hipertansiyon ve hiperlipidemide etkindir. Çözünür lif içeriği sayesinde LDL’ nin (kötü kolesterol) vücuttan atılımını artırır. Damar sağlığını korur.
Lignin ve lif kompleksi sayesinde bağırsaktan glukoz emilimini yavaşlatır, kan şekeri değerlerinde iyileşme sağlayabilir. Kan şekerinin aniden yükselmesini engeller. Kronik kabızlık durumlarında bağırsak hareketlerini düzenler, doğal laksatif etki sağlar.
Lignan içeriği ile menopoz döneminde yaşanan sıcak basması gibi durumları hafifletebilir.
Pek çok faydasının yanında herkesin kullanımına uygun olmayan keten tohumunu özellikle kan sulandırıcı ilaç kullananlar, hormon tedavisi görenler, hormona duyarlı kanser geçmişi olanlar, aktif bağırsak iltihabı yaşayan bireyler ve gebeler kullanırken hekimine danışmalıdır.
Keten tohumu, yapısı gereği sert kabuklu olduğu için çiğnenerek ya da taze öğütülmüş olarak kullanılmalıdır. Aksi halde faydasını gösterememektedir. Öğütüldüğünde ise hava ile temasında faydası azalmakta olduğu için taze olarak ve buzdolabında saklanarak tüketilmelidir.
Ve son olarak keten tohumu tükettiğinizde su tüketimini de ihmal etmemelisiniz. Yoksa kabızlığa yol açabilir.
Beslenmenin bir bütün olduğunu unutmadan, minik farklılıklar ile fark yaratabileceğiniz sürdürülebilir ve sağlıklı bir beslenme planı uygulamayı ihmal etmeyiniz.
Aklınıza takılan sorular için bana ulaşabilirsiniz” dedi.





