Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte özellikle ilkokula ilk kez adım atan çocuklarda okul heyecanının yanı sıra ayrılık kaygısı da görülebiliyor. Psikolog Gamze Batı, çocukların okula uyum sürecinde ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte binlerce çocuk ilk kez okul sıralarıyla buluştu. Bazı çocuklar okula kısa sürede alışırken, bazı çocuklar ise ailelerinden ayrılmakta ve okula gitmekte zorlanabiliyor.
Psikolog Gamze Batı, özellikle ilkokula yeni başlayan çocuklarda ayrılık kaygısının görülebileceğine dikkat çekerek, bu durumun her çocukta farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirtti.
“Her çocuk kaygısını farklı gösteriyor”
Çocuğun aileden ayrılma sürecinde yaşadığı kaygının; okula gitmek istememe, evden çıkmaya direnme, uyku problemleri veya alt ıslatma gibi davranışlarla kendisini gösterebileceğini belirten Batı, ebeveynlerin öncelikle bu davranışların altında yatan nedeni anlamaya çalışması gerektiğini ifade etti.
Batı, çocuğun okulda veya akranları arasında fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalıp kalmadığının, öğretmeniyle ilgili olumsuz bir durum yaşayıp yaşamadığının ve okula karşı neden olumsuz bir tutum geliştirdiğinin araştırılması gerektiğini vurguladı.
“Öncelikle nedenini bulmak gerekiyor”
Okula uyum konusunda yaşanan problemlerin değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Batı, inceleme sürecinin genellikle yaklaşık bir ay sürdüğünü söyledi.
Herhangi bir dış etken tespit edilmediği durumlarda ise aile içindeki dinamiklerin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Batı, özellikle kardeş faktörünün bazı çocuklarda ayrılık kaygısını artırabileceğini dile getirdi.
Çocuğun, “Ben okula gittiğimde annem kardeşimle yalnız kalacak, kardeşimle daha fazla ilgilenecek, ben ise okulda yalnız kalacağım” şeklinde düşüncelere kapılabileceğini belirten Batı, özellikle çocuğun bugüne kadar uzun süre yalnız bırakılmadığı ailelerde bu durumun daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti.
“Davranışın altında yatan neden önemli”
Çocuğun sergilediği davranışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Batı, öncelikle davranışın altında yatan nedenin ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.
Sorunun belirlenmesinin ardından çocuğun ihtiyacına uygun bir destek sürecinin planlanabileceğini ifade eden Batı, gerekli durumlarda psikoterapi desteğinden yararlanılabileceğini söyledi.
“Çocukların sadece akademik başarısına odaklanmayın”
Okul hayatının yalnızca derslerden ibaret olmadığını da vurgulayan Gamze Batı, yoğun eğitim temposunun çocuklarda zaman zaman sıkılma ve bunalmaya neden olabileceğini belirtti.
Bu nedenle çocukların derslerin yanı sıra ilgi alanlarına uygun sosyal ve sportif faaliyetlere yönlendirilmesinin önemli olduğunu ifade eden Batı; eskrim, dağcılık ve okçuluk gibi aktivitelerin çocukların hem sosyalleşmesine hem de yoğun eğitim temposundan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Çocukların akademik başarıları kadar duygusal ihtiyaçlarının da önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Batı, ebeveynlerin çocuklarını yalnızca aldıkları notlar üzerinden değerlendirmemesi gerektiğine dikkat çekti. Batı, çocukların farklı yeteneklere sahip olduğunu belirterek, “Zekânın çok boyutlu olduğunu unutmamak gerekiyor” mesajını verdi.




