Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruca dair merak edilen konular gündemdeki yerini aldı. Vatandaşlardan gelen sorulara ışık tutmayı sürdüren Demokrat gazetesi olarak, bu kez “Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler nelerdir?” sorusunu yetkililere yönelttik.
Isparta Müftülüğü yetkilileri, İslam dininde kişilerin güçleri nispetinde sorumlu tutulduğunu belirterek, bazı durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirildiğini ifade etti. Kur’an-ı Kerim’de yer alan hükümler ve İslam âlimlerinin görüşleri doğrultusunda, Ramazan orucunun belirli şartlara bağlı olarak ertelenebileceği ya da fidye ile yerine getirilebileceği aktarıldı.
Yetkililer, yolculuk, hastalık, yaşlılık, ileri derecede açlık ve susuzluk, zor ve meşakkatli işlerde çalışma ile gebe ve emzikli olma hâllerinin, belirli şartlar çerçevesinde oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler arasında yer aldığını bildirdi.
İslam dininde kişilerin güçleri nispetinde sorumlu tutulduğunu hatırlatan yetkililer, bazı durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirildiğini ifade etti. Kur’an-ı Kerim’de, “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye size de sayılı günlerde farz kılındı…” (Bakara, 2/183-184) ayetiyle orucun farz kılındığı, ancak bazı mazeretlere bağlı olarak erteleme veya fidye imkânı tanındığı bildirildi.
Müftülük tarafından yapılan açıklamada, Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan başlıca mazeretler şu şekilde sıralandı:
Yolculuk: Ramazan ayında en az 90 kilometrelik sefer mesafesine çıkacak kişi, geceden oruca niyet etmeyebilir. Niyet ettikten sonra gündüz yolculuğa çıkan kimsenin ise meşru başka bir mazereti yoksa orucunu bozmaması gerekir. Sefer hâlinde bozulan oruç için keffâret değil, kaza gerekir.
Hastalık: Oruç tuttuğunda hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen ya da ciddi şekilde zorlanan kimseler, daha sonra kaza etmek üzere oruçlarını erteleyebilir. Güvenilir bir doktorun oruç tutmasının sakıncalı olduğunu belirtmesi hâlinde kişi hasta hükmünde değerlendirilir.
Yaşlılık: Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar oruç tutmayıp fidye verir. İyileşme umudu bulunmayan hastalar da aynı hükme tabidir.
İleri derecede açlık ve susuzluk: Beden ve ruh sağlığının ciddi şekilde zarar görmesi söz konusu ise kişi orucunu bozabilir. Sağlık şartları düzeldiğinde kaza edilir. Oruç tutmaya devam etmek hayati risk oluşturuyorsa, oruca devam etmek günah sayılır.
Zor ve meşakkatli işler: Ağır ve zor işlerde çalışan kişiler, oruç tuttuklarında sağlık açısından ciddi risk oluşacaksa oruçlarını erteleyebilir. Uygun zamanlarda kaza etmeleri gerekir.
Gebe ve emzikli kadınlar: Oruç tuttuğunda kendisinin veya çocuğunun zarar göreceğinden endişe eden gebe ya da emzikli kadınlar oruç tutmayabilir. Zarar ihtimali kuvvetliyse tutmamaları gerekir. Daha sonra kaza ederler.
Açıklamada, ruhsata gerekçe olan hâl ortadan kalktığında tutulamayan oruçların kaza edilmesi gerektiği vurgulandı. İyileşmesi mümkün olmayan hastalık veya aşırı yaşlılık gibi sürekli engel durumlarında ise her bir gün için bir fidye verilmesi gerektiği belirtildi. Bir oruç fidyesinin, bir fıtır sadakası miktarı olduğu; bunun da bir kişiyi orta hâlli bir şekilde bir gün doyuracak yiyecek ya da bunun parasal karşılığı olduğu ifade edildi. Isparta Müftülüğü yetkilileri, vatandaşların tereddüt ettikleri hususlarda il ve ilçe müftülüklerine başvurabileceklerini kaydetti.




