Geçmişten günümüze uzanan geleneksel mesleklerden terzilik, teknolojinin ve hazır giyim sektörünün gelişmesiyle birlikte giderek kan kaybediyor. El emeği ve ustalık gerektiren meslekte yeni neslin yetişmemesi, terziliğin geleceğiyle ilgili endişeleri artırıyor.
Hazır giyim ürünlerinin yaygınlaşması ve alışveriş alışkanlıklarının değişmesi, terzilerin işlerini de önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle alışveriş merkezleri ve internet üzerinden kolayca kıyafet satın alınabilmesi, özel dikim ve kıyafet tamiri gibi terzilik hizmetlerine olan ilgiyi azaltıyor. Mesleğin en büyük sorunlarından biri ise yetiştirilmek üzere çırak bulunamaması.
Belediye İşhanı’nda faaliyet gösteren Terzi Zeki Kurum da mesleğin geleceğinden endişeli. Terziliğe ilkokulu bitirdikten sonra başladığını belirten Kurum, geçmişte bu mesleğin önemli bir zanaat olarak görüldüğünü söyledi.
Kurum, mesleğe başladığı dönemde çalıştığı ustanın yalnızca erkek kıyafetleri diktiğini, kendisinin ise kadın giyiminde de ustalaşmak istediğini ifade etti. Bu nedenle evde kendi imkânlarıyla çalışarak kendisini geliştirdiğini anlatan Kurum, kadın kıyafetleri dikmeyi ablasının kıyafetlerinden ölçü alarak öğrendiğini belirtti.
Meslekte yetişmenin artık geçmişteki kadar kolay olmadığını dile getiren Kurum, “Ben bu mesleği yapan son kişilerden biriyim. Belki 10 yıl daha yaparım. Ondan sonra terzilik diye bir meslek kalmayacak” sözleriyle yaşanan sıkıntıya dikkat çekti.
Terzilikte yalnızca iş yapan ustaların bulunmasının mesleğin geleceği açısından yeterli olmadığını belirten Kurum, deneyimin yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Çırak yetişmemesi halinde yıllar içinde oluşan bilgi ve becerilerin de kaybolabileceğini söyledi.
Hazır giyim sektörünün büyümesiyle birlikte geleneksel terzilik anlayışı her geçen gün daha fazla geri planda kalırken, mesleğin geleceği yeni ustaların yetişmesine bağlı. El emeğine dayalı bu zanaatın sürdürülebilmesi için gençlerin mesleğe yönlendirilmesi ve ustaların bilgi birikimlerinin yeni nesillere aktarılması önem taşıyor.





