Süleyman Demirel Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencilerinin koordinasyonunda düzenlenen “HÜRKUŞ: Hayallerimin Hür Kanatları” etkinliği, Türk havacılığının önemli isimlerinden TUSAŞ HÜRKUŞ İlk Deneysel Test Pilotu Murat Özpala’yı ağırladı. Uzun yıllara dayanan uçuş tecrübesi, test pilotluğu deneyimi ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayi bünyesindeki çalışmalarıyla milli havacılığımızın gelişimine büyük katkılar sunan Murat Özpala, bilgi ve birikimlerini SDÜ’lü öğrencilerle paylaştı.
Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız, Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Oğuzhan Çarıkçı, Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Alper Tütünsatar, Türk Hava Kurumu (THY) yetkilisi Fatih Karataş, akademik ve idari personel ile öğrenciler katılım sağladı.
Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açış konuşması, Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız tarafından yapıldı. Prof. Dr. Ayyıldız konuşmasında, “Havacılık tarihinden önemli bir yere sahip ülkemizin ilk deneysel test pilotlarından biri olarak gençlerimize ilham veren çok kıymetli bir ismi ağırlıyoruz bugün. Murat Özpala, uzun yıllara dayanan uçuş tecrübesi, yetiştirdiği pilotlar ve özellikle Türk havacılık ve uzay sanayisindeki çalışmalarıyla milli havacılığımızın gelişimine büyük katkılar sunmuştur. Havacılık disiplin, cesaret ve vizyon gerektiren bir alandır. Bu alanın gelişimi ancak bilgiyle donanmış, hayal kurmaktan vazgeçmeyen ve hedeflerine kararlıkla yürüyen gençlerle mümkündür. Üniversite olarak bizler öğrencilerimizin sadece akademik başarılarıyla değil hayalleriyle, idealleriyle ve cesaretleriyle de gelişimini önemsiyoruz. Bugün anlatılacak her tecrübenin, her anının ve her tavsiyenin gençlerimizin zihinlerinde yeni ufuklar açacağına yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
HÜRKUŞ’un İlk Türk Deneysel Test Pilotu Murat Özpala, “Hayallerimin Hür Kanatları” isimli söyleşisine hayallerin gerçekleştirilmesi yolundaki en büyük engelin insanın kendi potansiyelini fark edememesi olduğuna dikkat çekerek başladı. Özpala, “Hepimizin kanatları var ama birçoğumuz bunun farkında olamıyoruz ya da çok geç fark ediyoruz. Kanatları fark ettiğimiz andan itibaren onları hür bırakmaya ihtiyacımız var. Çünkü fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir bireye dönüşmediğimiz sürece hayallere ulaşma imkânımız yok.” dedi. Uçuşun sadece teknik bir süreç olmadığını, hayata dair derin bir bakış açısı kazandırdığını vurgulayan Özpala, havacılığın disiplin gerektiren doğasını şu sözlerle aktardı: "Uçuş meselesi çok kıymetli çünkü doğası gereği hatayı kesinlikle affeden bir meslek değil. Gözünüz hep üstünde olmalı, her an tetikte ve hazır olmalısınız. Ne yaptığınızı çok iyi bilmeniz gerekiyor. Stres altında, zor fiziksel ve zihinsel şartlarda dahi tereddüt etmeden doğru kararı verip hızlıca uygulamalısınız. Bunun yolu da kendinizi çok iyi yetiştirmekten geçiyor. Bu, donanımlı olmayan insanlarla yürütülebilecek bir süreç değildir.”
Kariyerindeki kritik eşiklere de değinen Özpala, havacılık tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını belirtti. Henüz 10 yaşındayken bir fotoğraf karesiyle başlayan F-4 Phantom hayranlığının zamanla profesyonel bir hedefe dönüştüğünü ifade ederek, “Bir gün geldi ve hayalini kurduğum o devasa uçağın tam karşısında duruyordum, artık o uçağın pilotuydum.” diye konuştu. Konuşmasında askeri havacılık eğitiminin disiplinli ve meşakkatli yapısına dikkat çeken Özpala, uykusuz geceler ve şafak vakti gerçekleştirilen yoğun eğitimlerin bu mesleğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Özpala, zorlu hazırlık evrelerinde katlanılan tüm fedakârlıkların, uçağın kokpitteki yerini aldığı anda tam bir mesleki anlam ve motivasyona dönüştüğünü ifade etti.
Soru-cevap kısmının ardından söyleşinin sonunda Murat Özpala’ya, Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız tarafından hediye, Türk Hava Kurumu Genç Kanatlar adına ise Türk Hava Kurumu yetkilisi Fatih Karataş tarafından plaket takdim edildi.




