Bilgi ve birikimiyle şehrin kanaat önderlerinden, Fikir Isparta Topluluğu üyesi Atila Kurtul, kentin ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerine devam ediyor.
Önemli bilgiler ve detaylar paylaşan Atila Kurtul: ‘Isparta'da üniversite öğrenci sayısı son on yılda %28,2 oranında geriledi; bu daralma kente yıllık yaklaşık 4,24 milyar TL'lik ekonomik kayba yol açtı ve kentin nüfus yapısı ilk kez yaşlı nüfus lehine döndü. Bu tablo karşısında Isparta'nın tek bir sektöre (öğrenci ekonomisi) bağımlı kalmayıp; üniversite, turizm, tarım, sanayi, sağlık ve teknolojiyi birlikte kapsayan çok sektörlü bir kalkınma modeline geçmesi gerektiğini ortaya koymuştuk. Bugünkü yazıda bu modelin somut ayaklarını: “Yeni teşvik sistemi, turizmde çeşitlendirme ve tarımsal sanayileşme” konularını ele alıyoruz.
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ (2025) VE ISPARTA'NIN ÖNÜNDEKİ STRATEJİK FIRSAT PENCERELERİ
2025’te yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi, bölgesel öncelikleri ve katma değer odaklı yatırımları öne çıkarıyor. Geleneksel yaklaşımdan farklı olarak şehirlerin güçlü yönlerine dayalı ve ilçeler arasındaki ekonomik gelişimleri göz önüne alan seçici yatırımları destekliyor. Bu durum, Isparta gibi rekabet avantajı olan iller için önemli fırsatlar yaratıyor.
2026 İTİBARIYLA 3. VE 4. ALT BÖLGE TEŞVİKLERİ KAPSAMINDA ISPARTA’NIN ÖNE ÇIKAN YATIRIM KONULARI ŞUNLARDIR
1. Mantar kompostu üretim tesisi
2. Gül ve tıbbi-aromatik bitkilerden katma değerli kozmetik ürünler üretimi
3. Meyve ve meyve atıklarından katma değerli ürünler (toz, granül, pektin, selüloz vb.)
4. Geriatri turizmi (yaşlı bakım ve sağlık turizmi) merkezi
Bu liste, Isparta'nın gelecekte hangi sektörlerde yatırım çekebileceğine dair güçlü bir işaret sunmaktadır. Bu nedenle Isparta'nın teşvik politikası, her sektöre eşit mesafede durmak yerine, şehrin halihazırda güçlü olduğu değer zincirlerine yoğunlaşmalıdır.
TURİZM
1. 2026 Yeni Vizyonu: Turizm Çeşitlendirmesi — Hasta, Agro ve Geriatri Turizmi
1.1. Isparta Turizmi: Günübirlik Geçiş Noktasından Konaklamalı Cazibe Merkezine
Isparta, 463.508 kişilik gecelemeli konaklama kapasitesine sahip olmasına rağmen yalnızca 23.710 yabancı turist ağırlamaktadır. Bu durum, büyük ölçüde değerlendirilmemiş bir potansiyeli göstermektedir.
Gül ve lavanta turizmi, yalnızca birkaç saatlik fotoğraf molalarından ibaret kalmamalıdır. Bu potansiyeli; Eğirdir Gölü, Davraz, Gölcük, Kovada, Yazılı Kanyon, Antiocheia ve Adada antik kentleri, Saint Paul Yolu, yerel gastronomi ve Gül, Lavanta ve Bahçe Turizmi: Agro-Turizmi kapsayan bütüncül bir çekim merkezine dönüştürmek gerekir.
Özellikle Sagalassos Antik Kenti'nin bu rotaya entegre edilmesi kritik bir adımdır. Bu entegrasyonun sağlanması için Dere Mahallesi üzerinden Ağlasun’a uzanan yaklaşık 14 kilometrelik yolun ulaşıma açılması, Isparta'nın turizm güzergâhını doğrudan güçlendirecektir.
Turizmde temel hedef sadece ziyaretçi sayısını artırmak değil; yatak doluluk oranını, konaklama süresini ve kişi başı turizm gelirini yükseltmektir. Kapsamlı bir turizm rotasının oluşturulması, bu hedeflere ulaşmanın temel şartıdır. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Isparta, günübirlik geçiş noktası olmaktan kurtulup 2 ila 4 günlük konaklamalı güçlü bir cazibe merkezine dönüşebilir.
1.2. SAĞLIK VE HASTA TURİZMİ
Isparta, SEGE 2025 sağlık alt endeksinde Türkiye’nin 2. ili konumundadır. Güçlü altyapısı, nitelikli personeli ve akademik birikimiyle Güneybatı Anadolu’nun en önemli sağlık üssüdür. Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi ve Şehir Hastanesi öncülüğünde 2025’te 2,6 milyonu aşan başvurunun %23-24’ünün il dışından gelmesi, şehrin bölgesel çekim merkezi olduğunu göstermektedir. Temel hedef, mevcut hasta trafiğini planlı sağlık turizmine dönüştürerek yüksek ekonomik katma değer yaratmaktır. 27 Şubat 2026 tarihli ve 10962 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sağlık turizmi “Hizmet Sektörleri Atılım Programı” kapsamında yeniden yapılandırılmış; istihdam, dil eğitimi, yurt dışı birim kirası, sigorta ve tanıtım giderlerine destek sağlanmıştır. Isparta’nın hastane altyapısı, SDÜ Tıp Fakültesi klinik kapasitesi ve Göller Bölgesi’nin iklim avantajı bir araya geldiğinde, 3. ve 4. alt bölge teşvikleriyle kent doğrudan bir sağlık turizmi merkezine dönüştürülebilir.
1.3. GERİATRİ TURİZMİ (Yaşlı Bakım ve Sağlık Turizmi)
2025-2026’da yürürlüğe giren Uluslararası Sağlık Turizmi Yönetmeliği; medikal tedavinin yanı sıra termal, ileri yaş, engelli turizmi ve rehabilitasyonu da kapsamıştır. Sektör, 2026 vizyonunu “ameliyat yap-gönder” modelinden uzun süreli geriatri ve yaşlı bakım modeline geçiş olarak tanımlamaktadır. Isparta’daki yaşlanma eğilimi kentte geriatri altyapısı ve kültürü oluşturmuştur; bu durum dezavantaj değil aynı zamanda Geriatri Turizmi (Yaşlı Bakım ve Sağlık Turizmi) için stratejik fırsattır. 2025’te tanınan 3. ve 4. alt bölge teşvikleri, doğayla iç içe geriatri ve sağlıklı yaşlanma merkezlerinin küresel markalaşmasını, akreditasyonunu ve nitelikli yaşlı turist akışının sürdürülebilirliğini desteklemektedir.
1.4. GÜL, LAVANTA VE BAHÇE TURİZMİ: AGRO-TURİZM
Isparta'nın gül hasadı, elma bahçeleri ve lavanta tarlaları zaten kendiliğinden bir ziyaretçi akışı yaratmaktadır. Özellikle gül bahçeleri, hasat döneminde yerli ve yabancı binlerce turisti bölgeye çekmektedir. Bu kendiliğinden oluşan ilginin; konaklamalı çiftlik turizmi, hasat festivalleri, distilasyon tesisi ziyaretleri ve coğrafi işaretli ürün satış noktalarıyla yapılandırılmış bir agro-turizm ürününe dönüştürülmesi hem tarımsal üretimin katma değerini hem de konaklama geceleme sayısını birlikte artıracaktır.
TARIM
2. Kalkınmanın İkinci Ayağı: Tarım — Tarımsal Üretimde Türkiye Lideri Isparta
Isparta'nın ekonomik vizyonu yalnızca turizmle sınırlı kalmamalıdır. Kentin Türkiye ölçeğinde açık liderliğe sahip olduğu tarımsal üretim gücü, bu vizyonun en temel ayağını oluşturmalıdır.
TÜİK 2024-2025 verilerine göre stratejik ürünlerdeki konumu şöyledir:
- Elma: 1.019.904 ton rekolte ve %23,07 üretim payıyla Türkiye birincisi
- Kuşkonmaz: %53,41 payla Türkiye birincisi
- Kültür Mantarı: %13,74 payla Türkiye üçüncüsü
- Barbunya: %11,32 payla Türkiye ikincisi
- Yağ Gülü: Ülke üretiminin çok büyük bir kısmı Isparta'da gerçekleştirilmektedir
- Kiraz: Yaklaşık 25.000 ton rekolteyle 2025'te Türkiye'de ilk 3 il arasında
- Karanfil: 2024 yılında 175.200.000 dal üretimle Türkiye ikincisi
Bu yapısal avantaj, Isparta'nın güçlü bir tarım kenti olduğunu açıkça kanıtlamaktadır. Ancak üretim büyük ölçüde ham madde düzeyinde kalmakta ve katma değer şehir dışında oluşmaktadır. Gerçek potansiyel, bu gücün yerinde işlenecek nitelikli sanayi altyapısı ve entegre yatırımlarla birleştirilmesiyle ortaya çıkacaktır. Bu da Isparta Tarım OSB ve Gıda OSB’nin hayata geçirilmesi ile mümkün olabilecektir.
2.1. TURİZMLE PARALEL TARIMSAL SANAYİ — TARIMA DAYALI İHTİSAS OSB VE GIDA OSB
Isparta'nın kalkınma modelinin tek ayağı turizm olamaz. Turizmle eş zamanlı yürüyecek ikinci ayak, kentin tarımsal üretim gücünü katma değere dönüştürecek bir sanayi altyapısıdır. Bu noktada iki somut adım öne çıkmaktadır: Tarıma Dayalı İhtisas OSB ve Gıda OSB.
2.1.1. TARIMA DAYALI İHTİSAS OSB (TDİOSB)
Isparta ekonomisinin geleceği, geleneksel “çiftçi → ürün → tüccar” modelinden kurtulup, ham maddenin şehir dışında işlenmesine son verilmesini gerektirir. Kalkınma; üreticinin kooperatifler etrafında birleştiği, gül, lavanta, elma,barbunya,bal ve süt gibi ürünlerin modern tesislerde işlenip markalaştığı ve doğrudan küresel pazarlara ihraç edildiği entegre bir modele dayanmalıdır. Bu dönüşümün merkezinde, sadece fabrika binalarından ibaret olmayan; gül, meyvecilik ve hayvancılık değer zincirlerini kümelendiren Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TDİOSB) yer alır. Hedef: Isparta, başkalarının sanayisini besleyen bir hammadde merkezi olmaktan çıkıp, tüm katma değeri kendi sınırlarında tutan öncü bir üretim ve ihracat üssüne dönüşmelidir.
2.1.2. İKİNCİ STRATEJİK ADIM: ISPARTA GIDA İHTİSAS OSB (GIDA OSB)
Isparta'nın kalkınmasında ikinci stratejik adım, Tarıma Dayalı İhtisas OSB'nin sağladığı ham maddenin nihai ürünlere dönüştürüleceği Isparta Gıda İhtisas OSB projesinin hayata geçirilmesidir.
Dağınık gıda tesislerinin tek çatı altında toplanması üç temel kazanım sağlayacaktır:
- Afet risklerinin azaltılması: Zirai don gibi olaylardan kaynaklanan milyarlarca liralık ham ürün kayıpları, ürünlerin işlenip depolanabilir hale gelmesiyle önlenecektir.
- Katma değerin kentte kalması: Elma, gül, lavanta, kiraz ve tıbbi-aromatik bitkiler ham madde olarak dışarı gönderilmek yerine yerinde işlenip markalaştırılarak ihraç edilecektir.
-Agro-turizm entegrasyonu: Ziyaretçiler, bahçesinde gezdiği ürünün işlenmiş ve tescilli haline aynı bölgede ulaşabilecektir.
Vizyon: Isparta, diğer şehirlerin sanayisini besleyen bir ham madde merkezi olmaktan çıkıp, tüm katma değerin kendi sınırlarında kaldığı öncü bir üretim ve ihracat üssüne dönüşecektir.
SONUÇ: ISPARTA İÇİN YENİ UFUK — ÇOK SEKTÖRLÜ VE DENGELİ KALKINMA
Isparta, öğrenci nüfusundaki düşüşün yarattığı yıllık milyarlarca liralık ekonomik kaybı (doğrudan yaklaşık 2,65 milyar TL, çarpan etkisiyle 4,24 milyar TL) yalnızca öğrenci sayısının artmasını bekleyerek telafi edemez. Kentin demografik yapısı emekliler lehine dönüşmüştür.
Kalıcı çözüm, kenti tek sektöre bağımlı olmaktan çıkarıp bütüncül bir kalkınma modeline taşımaktır:
•Turizmde çeşitlendirme (hasta, geriatri ve agro-turizm),
•Tarım-sanayi entegrasyonu (Tarıma Dayalı İhtisas OSB ve Gıda OSB),
•Turizm, tarım ve sanayinin birbirini besleyen tek bir bölgesel kalkınma zinciri olarak kurgulanması. Isparta’nın geleceği öğrenciyi turistle değiştirmek değil; öğrenciyi, turisti, çiftçiyi, sanayiciyi, akademisyeni, sağlık sektörünü ve teknoloji girişimcisini aynı modelde buluşturmaktır. Üniversiteler güçlü kalmalı ama ekonomi yalnızca öğrenciye bağlanmamalı; turizm büyümeli ama kent yalnızca turizm kenti olmamalı; tarım güçlenmeli ama yalnızca hammadde üreticisi kalmamalı; sanayi gelişmeli ama tarımdan ve üniversiteden kopuk olmamalı. Sağlık-geriatri turizmi ve teknoloji/bilgi ekonomisi de desteklenmelidir. Doğru soru “öğrenci mi, turizm mi?” değil; Isparta’nın tüm değerlerini nasıl sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir ekonomik modele dönüştüreceğimizdir.
CEVAP: GÜÇLÜ ÜNİVERSİTE + GÜÇLÜ TARIM + GÜÇLÜ SANAYİ + GÜÇLÜ TURİZM + GÜÇLÜ TEKNOLOJİ.
Yeni vizyon, tek sektöre yaslanmak değil; birbirini besleyen çok sektörlü ve dengeli bir kalkınma modelini hayata geçirmek olmalıdır” dedi.










