Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olduğunu hatırlatan Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Şahin, bilim, yönetim ve toplum arasındaki en büyük kopukluğun toplum ayağında yaşandığını söyledi.

Deprem konusunun medya ve uzmanlar tarafından sık sık gündeme getirilse de vatandaşın günlük önceliklerinin çok daha farklı olduğuna değinen Şahin, “Bu nedenle toplumun deprem hazırlık sürecine aktif olarak dahil edilmesi şart. Vatandaşımızın olmadığı bir süreçte başarı şansımız yok. Bu nedenle bir şekilde toplumu bu sürecin içine katmak zorundayız” dedi.

Bu katılımın gönüllülük esasına dayanması gerektiğini belirten Şahin, “Özellikle çocuklar ve gençler üzerinden yürütülecek çalışmalar daha etkili olacaktır. Yetişkinler ekonomik koşullar, düşünce yapıları ve farklı öncelikler nedeniyle deprem hazırlığını geri plana atıyor. Bu nedenle gençler ve çocuklar öncelenirse, yetişkinler üzerindeki etki çok daha güçlü olur” diye konuştu.

VATANDAŞ ÖNCE ŞU SORUYU SORMALI: BU BİNA GÜVENLİ Mİ?

Depreme hazırlığın bireysel farkındalıkla başlaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Şakir Şahin, “vatandaşlarımızın ilk önce kendilerine mutlaka şu soruyu sorması gerekiyor: Yaşadığım bina depreme dayanıklı mı? Deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında ne yapacağım? Bu soruların ardından aile içinde bir deprem planı, evlerin içinde “deprem tehlike avı” yapılması lazım. Dolapların ve eşyaların sabitlenmesi, doğal gaz, su ve elektrik vanalarının yerinin bilinmesi ve deprem çantasının hazır bulundurulması çok önemlidir” dedi.

112, TOPLANMA ALANLARI VE RESMÎ AÇIKLAMALAR HAYAT KURTARIR

Deprem sonrası en önemli konulardan birinin acil çağrı sistemi olduğunu belirten Şahin, 112’nin ne zaman ve nasıl aranması gerektiğinin mutlaka bilinmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca vatandaşların bulundukları bölgedeki toplanma alanlarını önceden öğrenmesi gerektiğini ifade eden Şahin, “Depremi evde yaşamak zorunda değilsiniz. Nerede olursanız olun, toplanma alanına gitmeyi ve yetkililerin açıklamalarına göre hareket etmeyi bilmelisiniz” dedi.

DEPREM ANINDA: ÇÖK–KAPAN–TUTUN

Deprem sırasında yapılması gerekenlere de değinen Prof. Dr. Şakir Şahin, sarsıntı hissedildiği anda güvenli bir alan oluşturulması ve çök–kapan–tutun hareketinin uygulanması gerektiğini söyledi. “‘Bina çöküyor, nereye gideceğiz?’ sorusu sıkça soruluyor” diyen Şahin, 30 Ekim 2020 İzmir depreminde ev eşyalarının yanında oluşan boşluklarda hayatta kalan insanların olduğunu hatırlattı. Ancak asıl hedefin yıkılmayacak binalar inşa etmek olduğunu vurgulayan Şahin, “Biz önce yapılması gerekenleri doğru yapalım. Mevcut şartlar içinde çök–kapan–tutun hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Isparta Elması İçin Tarihi Adım: Başkan Hüdai Şahin Mısır’dan Müjdeyle Döndü
Isparta Elması İçin Tarihi Adım: Başkan Hüdai Şahin Mısır’dan Müjdeyle Döndü
İçeriği Görüntüle

ASIL MESELE YIKILMAYACAK BİNALAR İNŞA ETMEK

Depremle mücadelenin temelinde güvenli yapıların yer aldığını belirten Prof. Dr. Şakir Şahin, “Bizim temel meselemiz, zaten yıkılmayacak binaları nasıl inşa edeceğimizdir” dedi. Vatandaşların evde, işte ya da dışarıda karşılaşabilecekleri durumları önceden düşünmesi gerektiğini söyleyen Şahin, her bireyin bulunduğu ortamda nerede ve nasıl hareket edeceğini planlamasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Muhabir: Yavuz Akol