Süleyman Demirel Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Beyhan, iklim değişikliğinin Isparta ve çevresinde su kaynaklarından tarıma kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini belirterek, özellikle Eğirdir Gölü’nün kritik bir eşikte olduğunu vurguladı. İklim değişikliğinin bölgedeki en somut ve endişe verici etkisinin Eğirdir Gölü’nde gözlemlendiğini ifade eden Beyhan, gölde her yıl ciddi miktarda su kaybı yaşandığına dikkat çekti.

Göldeki su kaybının boyutlarını çarpıcı verilerle açıklayan Beyhan, “Yıllık yaklaşık 460 milyon metreküp su buharlaşma yoluyla kaybediliyor. Bu rakam, Isparta Belediyesi’nin kente sağladığı yıllık su miktarının çok üzerindedir. Su seviyesi azaldıkça göl sığlaşıyor; sığlaşan su güneş ışığını tabana kadar aldığı için daha hızlı ısınıyor. Bu durum buharlaşmayı daha da artıran bir döngüye dönüşüyor. Bölgede uzun süreli yağışlar olsa bile gölün ve yer altı sularının eski seviyesine dönmesi artık çok kolay görünmüyor” uyarısında bulundu.

AKSU HAVZASI’NDAN SU AKTARIMI PLANLANIYOR

Eğirdir Gölü’nün su seviyesini desteklemek amacıyla çeşitli projelerin gündemde olduğunu belirten Beyhan, “Proje kapsamında Aksu Havzasından önümüzdeki yıllarda yıllık yaklaşık 42 milyon metreküp suyun göle aktarılması hedefleniyor. Bu tür destekleyici projelerin su kaynaklarımızın korunması açısından hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

TARIMDA TAKVİM DEĞİŞİYOR

İklim değişikliğinin Isparta’da tarımsal üretimi de doğrudan etkilediğini vurgulayan Beyhan, “Türkiye’nin önemli elma ve gül üretim merkezlerinden biri olan kentte, üreticiler son yıllarda mevsim kaymalarını daha sık yaşamaya başladı. Artan kış sıcaklıkları bitkilerin daha erken uyanmasına neden oluyor. Ancak ardından gelen ani soğuk hava dalgaları, özellikle Nisan ayı sonuna kadar görülebilen geç bahar donları nedeniyle ürünlerde ciddi zarar riski oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

SU STRESİ VE VERİM KAYBI RİSKİ

Tarımsal sulama yöntemlerinin su kaynakları üzerindeki baskısına değinen Beyhan, özellikle elma bahçelerinde yaygın olan vahşi sulama yöntemlerinin sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Azalan su kaynaklarının üretimi zorladığını belirten Beyhan, gelecek senaryolarında diğer stratejik ürünlerde de ciddi verim kayıpları yaşanabileceğine dikkat çekti.

GÖLLERDE SU KALİTESİ DE DEĞİŞİYOR

İklim değişikliğinin sadece su miktarını değil, suyun kalitesini de etkilediğini belirten Prof. Dr. Mehmet Beyhan, göllerde ekolojik dengenin giderek hassas bir hale geldiğini, su seviyesinin düşmesi ve sıcaklığın artmasıyla birlikte göllerde alg patlamaları ve müsilaj benzeri oluşumların daha sık görülebileceğini ve artan sıcaklıkların sudaki çözünmüş oksijen miktarını düşürürken, biyolojik çeşitlilik üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

İl Özel İdaresi Gücüne Güç Katmaya Devam Ediyor
İl Özel İdaresi Gücüne Güç Katmaya Devam Ediyor
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Mehmet Beyhan, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiğini belirterek, su kaynaklarının korunması, tarımda modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve ekosistemlerin sürdürülebilir şekilde yönetilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Muhabir: Yavuz Akol