Teknolojinin ve seri üretimin hayatın her alanına hâkim olduğu günümüzde, bazı meslekler hâlâ insan emeğiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Onlardan biri de yorgancılık. Yıllardır aynı atölyede iğnesini, ipliğini ve sabrını konuşturan yorgancı ustası, yalnızca yorgan üretmediğini, insanların anılarını ve duygularını da ilmek ilmek işlediğini söyledi.

"Eskiden her evde mutlaka el yapımı bir yorgan olurdu" diyen yorgan ustası Fehmi Demirsöken, çeyiz hazırlıklarının vazgeçilmez parçalarından olan yorganların bugün daha çok özel sipariş olarak üretildiğini belirtti.

Fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasıyla mesleğin eski hareketliliğini kaybettiğini ifade eden Demirsöken, buna rağmen el işçiliğine değer veren müşterilerin kendilerini tercih ettiğini dile getirdi.

Yorgancılıkta en önemli unsurun sabır olduğunu söyleyen usta, bir yorganın hazırlanmasının kullanılan malzemeye ve işleme yoğunluğuna göre saatler hatta günler sürebildiğini anlattı. Her desenin tek tek işlendiğini belirterek, "Makine hızlı yapabilir ama el emeğinin verdiği hissi veremez. Biz sadece kumaşı dikmiyoruz; içine emek, özen ve hatıra da koyuyoruz" dedi.

TARIK HOCADAN TAZİYE MESAJI
TARIK HOCADAN TAZİYE MESAJI
İçeriği Görüntüle

Yorgancı dükkanına gelen müşterilerin çoğunun eski yorganlarını tamir ettirmek ya da aile büyüklerinden kalan yorganları yeniletmek istediğini anlatan Demirsöken, bu durumun kendisini duygulandırdığını ifade etti. Kimi zaman yıllar önce kendi diktiği bir yorganın tekrar karşısına çıktığını söyleyerek, "O yorganın çocukları büyümüş, torunları olmuş. Böyle hikâyeler bu mesleğin en değerli tarafı" sözleriyle mesleğine duyduğu bağlılığı anlattı.

Demirsöken’in en büyük endişesi, mesleğin geleceği. Gençlerin zanaatlara ilgi göstermediğini belirten usta, çırak yetiştirmenin her geçen gün zorlaştığını söyledi. Ona göre yorgancılık, yalnızca geçim kapısı değil; kültürel mirasın da önemli bir parçası.

Kaynak: Haber Merkezi