Büyük öğrenci kitlelerine ev sahipliği yapan Anadolu şehirlerinde, sokakların nabzı kampüslerin ziline göre atar. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan gençlerin hareket saatleri, şehrin yerli halkının mesai rutiniyle çakıştığında o sakin ve kendi halindeki sokaklar bir anda devasa bir metropol havasına bürünüyor. Bu şehirde insanların hangi saatte nerede yoğunlaşacağını kestirmek, aslında öğrencilerin ders programına ve memurların mesai saatlerine bakmak kadar kolay. O küçük ve şirin caddeler, günün belli bölümlerinde bu büyük kalabalığı omuzlamakta epey ter döküyor.

Gözler Survivor 2027 Kadrosuna Çevrildi! Acun Ilıcalı'nın Yanlışlıkla İfşa Ettiği O Sürpriz İsim!
Gözler Survivor 2027 Kadrosuna Çevrildi! Acun Ilıcalı'nın Yanlışlıkla İfşa Ettiği O Sürpriz İsim!
İçeriği Görüntüle

Üniversite Otobüslerinin Sabah Seferberliği

Süleyman Demirel Üniversitesi’nin devasa kampüsüne doğru sabah saat 08:00 ile 09:00 arasında inanılmaz bir akın yaşanıyor. Şehir merkezinden, Çünür veya Fatih mahallelerinden yola çıkan halk otobüsleri ağzına kadar dolu şekilde peş peşe sıralanıyor. Otobüslere binmeye çalışan telaşlı gençler, bir yanda kendi aracıyla işine gitmeye çalışan Ispartalı memurlar... Özellikle İstanbul Caddesi gibi ana güzergahlarda o saatlerde araçlar adeta santim santim ilerliyor. Gözünü zar zor açmış öğrencilerin otobüs camlarına yaslanan yorgun yüzleri, şehrin o klasik sabah tablosunu tamamlıyor.

Öğle Molasında Çarşı Merkezinin Kalabalığı

Saat 12:00’yi gösterdiğinde Isparta merkezinde tam bir yaşam mücadelesi başlar. Kamu kurumlarından öğle yemeğine çıkanlar, banka işlerini halletmek isteyen esnaf ve dersi bitip merkeze inen öğrenciler Mimar Sinan Caddesi ve çevresinde büyük bir yoğunluk yaratır. Araçlarını park edecek yer bulmak için aynı sokak etrafında üç dört tur atan sürücülerin yaşadığı stres, o kısacık molayı iyice daraltır. Kaldırımlardan taşan yaya kalabalığıyla araç trafiği birbirine karışır, herkes o bir saatin içine bütün işlerini sığdırmaya çalışır.

Gül ve Lavanta Dönemi Köy Yollarında Yaşananlar

Mayıs sonu ve Haziran ayları geldiğinde şehrin trafiği bambaşka bir kokuyla harmanlanıyor. Gül hasadı dönemi, sabahın henüz güneş doğmamış o çok erken saatlerinde, köylere ve bahçelere doğru büyük bir araç hareketliliği başlatıyor. Aynı şekilde temmuz aylarında lavanta tarlalarına akın eden yerli ve yabancı turist otobüsleri, o dar köy yollarında ilerlemeyi iyice zorlaştırıyor. Turistlerin fotoğraf çektirmek için yol kenarlarına gelişigüzel bıraktıkları araçlar, traktörleriyle işine gitmeye çalışan köylünün sabrını zorluyor.

Akşam Serinliğinde Kafeler Caddesine Akan Gençlik

Mesai bitimi yaşanan o klasik akşam yığılmasının ardından, saat 20:00 sularında şehirde ikinci bir trafik dalgası yaşanıyor. Kafeler Caddesi ve Iyaş Park çevresine doğru yönelen gençler, akşam serinliğinde vakit geçirmek için yolları tekrar dolduruyor. Gündüzün o resmiyet kokan trafiği yerini, radyosunu açmış, arkadaşlarıyla gezmeye çıkan daha neşeli ama bir o kadar da kalabalık bir araç sirkülasyonuna bırakıyor. Akşam karanlığında o caddede yürüyenlerin arasına karışan araçların ağır ağır ilerleyişi, şehrin hiç durmayan genç ruhunu yansıtıyor.

Kaynak: Haber Merkezi