Türkiye’de son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları, okul güvenliğini yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline getirdi. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Bağımlılıklarla Mücadele Koordinatörü ve Sosyolog Ahmet Aydın, yaşanan olayların yalnızca okul girişlerinde alınacak güvenlik tedbirleriyle ele alınamayacağını belirterek, aileden başlayarak çocukların sosyal ve duygusal gelişimine kadar uzanan daha geniş bir yaklaşım gerektiğini söyledi.

Aydın, okulların çocukların kendilerini güvende hissetmeleri gereken yerler olduğuna dikkat çekerek, “Okullardan silah sesleri değil, kalem ve silgi sesleri gelmeli” ifadelerini kullandı.

“Tehlike bazen en yakından geliyor”

Son dönemde yaşanan okul saldırılarının ortak noktalarından birinin, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin okulun kendi öğrencileri olması olduğunu belirten Aydın, bunun güvenlik açısından önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

Aydın, öğrencilerin henüz çocuk yaşta olmalarının ve bazı olaylarda kendi öğretmenleri ile arkadaşlarını hedef almalarının ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir durum olduğunu söyledi.

“Tehlike uzaktan değil, maalesef en yakından geliyor. Bu da okullarda alınacak güvenlik önlemlerinin yanında, çocuklarımızı nasıl yetiştirdiğimizi ve onların yaşadığı sosyal çevreyi de yeniden düşünmemizi gerektiriyor” diyen Aydın, yalnızca okul kapısına güvenlik görevlisi koymanın sorunun tamamını çözmeyeceğini vurguladı.

“Çocuklarımızın aklında can güvenliği değil, eğitim olmalı”

Okula giden bir öğrencinin gündeminde derslerinin, sınavlarının, kitaplarının ve arkadaşlarıyla geçireceği zamanın olması gerektiğini ifade eden Aydın, öğrencilerin okula giderken “Bugün başıma bir şey gelir mi?” endişesi yaşamaması gerektiğini söyledi.

Velilerin de çocuklarını okula gönderirken can güvenliği konusunda kaygı taşımaması gerektiğini belirten Aydın, “Binbir emekle büyütüp eğitim almaları için okula gönderdiğimiz çocuklarımızın, acaba bugün bir şey olmadan eve gelebilecekler mi düşüncesiyle uğurlanması kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.

ÇÜNÜR TEPESİ DÖNER RESTORAN PROJESİ’NDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
ÇÜNÜR TEPESİ DÖNER RESTORAN PROJESİ’NDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
İçeriği Görüntüle

“Kınamalar tek başına yeterli değil”

Her olayın ardından yapılan açıklamaların ve kınamaların artık tek başına yeterli olmadığını dile getiren Aydın, okul güvenliği konusunda somut ve kalıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Aydın, “Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin can güvenliği, hazır ve basma kalıp iyi niyet cümleleriyle değil, alınan somut ve etkili önlemlerle sağlanır” ifadelerini kullandı.

Alınan tedbirlerin yalnızca olayların sıcaklığı sırasında gündeme gelmemesi gerektiğini belirten Aydın, okul güvenliğinin sürdürülebilir bir politika olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.

“Sorunu sadece okul kapısında aramamalıyız”

Okula kadar silahla gelebilen bir öğrencinin nasıl bu noktaya geldiğinin de sorgulanması gerektiğine dikkat çeken Aydın, “Asıl meselelerden biri de bu. Çocuk evden çıkarken bu silahı nasıl taşıyabiliyor, çevresinde kimse fark etmiyor mu? Sadece okulun kapısına güvenlik görevlisi koyarak sorunun tamamını çözemeyiz” dedi.

Aydın’a göre okul güvenliği, okul kapısından çok daha önce başlayan bir süreç.

“Önlem okul önünden önce, ailede ve sosyal yaşamda alınması gereken tedbirlerle başlıyor. Eğer bir çocuk okulun önüne kadar elinde silahla gelebiliyorsa, artık sadece okul güvenliğini değil, çocuğun aile ortamını, sosyal çevresini, davranışlarını ve öfke kontrolünü de konuşmalıyız.”

“Çocuklara sadece dersleri öğretmek yetmiyor”

Çocukların akademik başarısının yanında, yaşam becerilerinin de geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Aydın, ailelerin çocuklarına öfkeyi yönetmeyi, sınırları kabul etmeyi, “hayır” cevabıyla baş etmeyi, sevgi ve merhameti öğretmesinin önemine dikkat çekti.

Aydın, “Çocuklara matematiği, fiziği, müziği, Türkçeyi ve hayat bilgisini öğrettik. Sınavlara hazırladık. Peki öfkesini yönetebilmeyi, sevgiyi, merhameti, istediğinin her zaman hemen gerçekleşmeyeceğini ve ‘hayır’ cevabıyla yaşamayı yeterince öğretebildik mi?” diye sordu.

“Aile yeniden eğitim yuvası olmalı”

Çocukların yetişmesinde ailenin rolünün önemine değinen Aydın, ailelerin çocuklarıyla ilişkilerinde sevgi ile sınır koyma arasında sağlıklı bir denge kurması gerektiğini söyledi.

Aydın, ebeveynlerin çocuklarıyla arkadaş olmaktan ziyade anne ve baba rollerinin sorumluluğunu taşımaları gerektiğini belirterek, çocukların anne babalarından korkmasının değil, onları sevip saymasının ve değer vermesinin esas olduğunu ifade etti.

“Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için hiç vakit kaybetmeden evlerimizi yeniden eğitim yuvasına çevirmeliyiz” diyen Aydın, ailelerin çocuklarının davranışlarını, arkadaş çevresini ve yaşadığı sorunları daha yakından takip etmesi gerektiğini kaydetti.

“Turnike kapıyı, kamera koridoru korur; vicdanı aile inşa eder”

Okullarda güvenlik kameraları, turnikeler ve diğer fiziki tedbirlerin önemli olduğunu ancak bunların tek başına yeterli olmayacağını belirten Aydın, çocukların karakter gelişiminde ailenin belirleyici rolüne dikkat çekti.

Aydın, “Okul girişlerine yerleştirilen turnikeler kapıyı korur, kameralar koridorları ve bahçeyi izler. Ancak çocukta olması gereken vicdanı aile inşa eder” dedi.

Okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerden ibaret görülmemesi gerektiğini vurgulayan Aydın, aile, okul, kamu kurumları ve toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“Okullar korkunun değil, güvenin adresi olmalı”

Yaşanan olaylardan büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Aydın, çocukların şiddetten uzak, merhametli ve sevgi dolu bireyler olarak yetiştirilmesi için toplum olarak daha fazla düşünülmesi gerektiğini belirtti.

Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Okullar hem öğrenciler hem öğretmenler hem de veliler açısından korkunun değil, güvenin adresi olmalıdır. Bir çocuğun okuluna giderken aklında sınavı, okuyacağı kitabı, arkadaşları ve teneffüste yapacağı şakalar olmalı; can güvenliği endişesi olmamalıdır. Öğretmenler de görevlerini güven içerisinde yapabilmelidir.

Her saldırının ardından aynı açıklamaları yapmak yerine, bir sonraki saldırıyı önleyecek tedbirleri konuşmalı ve hayata geçirmeliyiz. Hepimiz yaşananlardan dolayı çok üzgünüz. Bundan sonra asıl sorumuz şu olmalı: Daha güvenli, daha merhametli ve şiddetten uzak çocuklar yetiştirmek için hep birlikte ne yapabiliriz?”

Kaynak: Haber Merkezi